Home genel “Havacılıkta Yükselme: Purser Olma Yolculuğum”
genel

“Havacılıkta Yükselme: Purser Olma Yolculuğum”

Share
Share

Gökyüzünde Bir Anne

Kabin görevlisi olarak çalışmaya başladığımdan beri hayatım adeta bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Farklı kültürler, farklı insanlar, farklı hikayeler… Her uçuş, yeni bir macera, yeni bir öğrenme fırsatı oldu benim için. Ama hayatımın en büyük macerası, anne olmakla başladı. Gökyüzünde bir anne olmak, bambaşka bir deneyim. Bir yandan dünyanın dört bir yanını gezerken, bir yandan da minik bir kalbi büyütmek… Zorlu ama bir o kadar da keyifli bir süreç.

Ben fark ettim ki, havacılık ve annelik birbirine zıt gibi görünen iki kavram olsa da, aslında birbirini tamamlıyor. Disiplin, organizasyon, empati, problem çözme… Kabin görevlisi olarak edindiğim beceriler, annelik yolculuğumda bana çok yardımcı oldu. Aynı şekilde, annelik de beni daha sabırlı, daha anlayışlı ve daha şefkatli bir insan yaptı. Bu özellikler de kabin görevlisi olarak işimi daha iyi yapmamı sağladı.

İlk Adımlar ve Zorluklar

Kariyerimin ilk yıllarında, her şey çok yeni ve heyecan vericiydi. Uçuş saatleri, farklı zaman dilimleri, jet lag… Vücudum ve zihnim sürekli bir adaptasyon sürecindeydi. Özellikle uzun uçuşlarda, yorgunluk ve uykusuzlukla baş etmek zor oluyordu. Ama zamanla, vücudumu dinlemeyi, uyku düzenimi ayarlamayı ve sağlıklı beslenmeyi öğrendim.

Bir uçuşta karşılaştığım bir yolcu, bana şöyle demişti: “Siz kabin görevlileri, gökyüzünün meleklerisiniz.” Bu söz beni çok etkilemişti. Çünkü o an, sadece bir iş yapmadığımı, aynı zamanda insanlara yardım ettiğimi, onlara güven verdiğimi ve onların yolculuklarını daha keyifli hale getirdiğimi fark etmiştim. O günden sonra, işime daha da sıkı sarıldım ve her yolcuya aynı özen ve sevgiyle yaklaşmaya çalıştım.

Purser Olma Yolunda

Kabin görevlisi olarak birkaç yıl geçirdikten sonra, purser (kabin amiri) olma hayali kurmaya başladım. Purser olmak, daha fazla sorumluluk almak, ekibi yönetmek ve yolcularla daha yakından ilgilenmek anlamına geliyordu. Bu pozisyon, hem liderlik vasıflarımı geliştirmem hem de havacılık bilgimi derinleştirmem için harika bir fırsattı.

Purser olma sürecinde, birçok eğitim aldım ve sınavlara girdim. İlk yardım, güvenlik prosedürleri, müşteri ilişkileri, ekip yönetimi… Her konuda kendimi geliştirmeye çalıştım. Bu süreçte, kabin ekibinden bir arkadaşım bana çok destek oldu. Onun tecrübeleri ve tavsiyeleri sayesinde, sınavları başarıyla geçtim ve purser olmaya hak kazandım.

Purser olduğum ilk uçuşu hiç unutmam. Heyecan ve gururla karışık duygular içindeydim. Ekibime liderlik etmek, yolcuların güvenliğini sağlamak ve uçuşun sorunsuz geçmesini sağlamak benim sorumluluğumdaydı. O uçuşta, her şey yolunda gitti ve ben de purser olarak ilk sınavımı başarıyla vermiş oldum.

Annelik ve Kariyer Dengesi

Purser olduktan sonra, hayatıma yeni bir boyut daha eklendi: Annelik. Hamile olduğumu öğrendiğimde, hem çok mutlu oldum hem de biraz endişelendim. Acaba hem kabin amiri olarak çalışmaya devam edebilecek miydim hem de iyi bir anne olabilecek miydim? Bu sorular zihnimi sürekli meşgul ediyordu.

Doğum iznimden sonra, işime geri döndüm. İlk başlarda, çocuklarımdan ayrı kalmak çok zor geldi. Onları özlüyordum, onlarla geçiremediğim zamanlar için kendimi suçlu hissediyordum. Ama zamanla, iş ve özel hayatımı dengelemeyi öğrendim. Uçuşlarımı çocuklarımın programına göre ayarlamaya çalıştım, layover’larda onlarla görüntülü konuşmalar yaptım ve eve döndüğümde onlarla kaliteli zaman geçirmeye özen gösterdim.

Oğlum ilk kez bana “Anne ne zaman geleceksin?” diye sorduğunda, içim burkulmuştu. O an, anneliğin ne kadar zorlu bir görev olduğunu bir kez daha anlamıştım. Ama aynı zamanda, çocuklarıma örnek olmak, onlara dünyayı göstermek ve onlara iyi bir gelecek sunmak için çalışmam gerektiğini de biliyordum.

Kabin Ekibi ve Yolcu Öyküleri

Yıllar içinde, birçok farklı kabin ekibiyle çalıştım ve birçok farklı yolcuyla karşılaştım. Her birinin ayrı bir hikayesi, ayrı bir yaşamı vardı. Bazılarıyla dost oldum, bazılarına yardım ettim, bazılarıyla sadece gülümsedim. Ama her birinden bir şeyler öğrendim.

Bir uçuşta karşılaştığım bir yolcu, çok heyecanlıydı. Çünkü ilk kez uçağa biniyordu ve ailesini görmek için uzak bir şehre gidiyordu. Ona uçuş hakkında bilgi verdim, onu rahatlattım ve ona iyi yolculuklar diledim. Uçaktan inerken, bana teşekkür etti ve “Sizin gibi insanlar sayesinde, seyahat etmek daha kolay ve keyifli oluyor” dedi. Bu söz beni çok mutlu etmişti. Çünkü o an, işimin sadece bir hizmet olmadığını, aynı zamanda insanlara umut verdiğini ve onların hayatlarına dokunduğunu fark etmiştim.

Kabin ekibinden bir arkadaşım, çok yetenekli ve çalışkan bir hostesti. Ama aynı zamanda, çok da mütevazıydı. Her zaman başkalarına yardım etmeye hazırdı ve her zaman güler yüzlüydü. Ondan çok şey öğrendim. Özellikle, ekip çalışmasının önemini ve başkalarına saygı duymanın değerini.

Seyahat İpuçları ve Destinasyon Önerileri

Yıllardır dünyayı geziyorum ve birçok farklı şehirde bulundum. Her birinin ayrı bir güzelliği, ayrı bir kültürü var. Eğer siz de seyahat etmeyi seviyorsanız, size birkaç destinasyon önerisinde bulunmak isterim:

  • Paris: Aşkın şehri olarak bilinir. Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi, Notre Dame Katedrali gibi tarihi ve kültürel mekanları ziyaret edebilirsiniz.
  • Roma: Tarihi ve sanatsal zenginlikleriyle ünlüdür. Kolezyum, Roma Forumu, Vatikan gibi önemli yapıları görebilirsiniz.
  • Tokyo: Modern ve gelenekselin bir arada bulunduğu bir şehirdir. Shibuya geçidi, İmparatorluk Sarayı, Sensoji Tapınağı gibi yerleri ziyaret edebilirsiniz.
  • Sydney: Doğal güzellikleri ve canlı atmosferiyle dikkat çeker. Sydney Opera Evi, Harbour Köprüsü, Bondi Plajı gibi yerleri görebilirsiniz.
  • İstanbul: Tarihi ve kültürel zenginlikleriyle büyüleyici bir şehirdir. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Kapalıçarşı gibi yerleri ziyaret edebilirsiniz.

Seyahat ederken dikkat etmeniz gereken bazı ipuçları da vermek isterim:

  • Uçuş öncesinde, pasaportunuzun ve vizenizin geçerli olduğundan emin olun.
  • Uçuş sırasında, bol su için ve hareket etmeye çalışın.
  • Varış noktanızda, yerel kültüre saygı gösterin ve yerel yemekleri deneyin.
  • Seyahat sigortası yaptırmayı unutmayın.
  • Yanınızda, temel ilaçlarınızı ve kişisel bakım ürünlerinizi bulundurun.

Jet Lag ile Başa Çıkma Yolları

Uzun uçuşlar sonrasında jet lag yaşamak kaçınılmazdır. Jet lag, vücudun biyolojik saatinin değişmesi sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Uykusuzluk, yorgunluk, baş ağrısı, iştahsızlık gibi belirtilere neden olabilir.

Jet lag ile başa çıkmak için aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz:

  • Uçuş öncesinde, uyku düzeninizi varış noktanızın saatine göre ayarlamaya başlayın.
  • Uçuş sırasında, bol su için ve alkol ve kafeinden kaçının.
  • Varış noktanızda, güneş ışığına maruz kalın ve hafif egzersizler yapın.
  • Uyku düzeninizi düzeltmek için, melatonin takviyesi alabilirsiniz.
  • İlk birkaç gün, ağır aktivitelerden kaçının ve dinlenmeye özen gösterin.

Bir Hostes Anne Olarak Tavsiyelerim

Sevgili anneler, havacılık sektöründe çalışmak ve çocuk büyütmek zorlu bir süreç olabilir. Ama imkansız değil. İşte size birkaç tavsiye:

  • Kendinize zaman ayırın: Yoğun iş temposu içinde kendinizi unutmayın. Hobilerinize zaman ayırın, spor yapın, arkadaşlarınızla görüşün.
  • Destek alın: Ailenizden, arkadaşlarınızdan veya profesyonel bir danışmandan destek alın. Yalnız olmadığınızı bilin.
  • Esnek olun: İş ve özel hayatınızı dengelemek için esnek olmaya çalışın. Uçuşlarınızı çocuklarınızın programına göre ayarlayın.
  • Suçluluk duymayın: Çocuklarınızdan ayrı kaldığınız için kendinizi suçlu hissetmeyin. Onlara iyi bir gelecek sunmak için çalıştığınızı unutmayın.
  • Anın tadını çıkarın: Çocuklarınızla geçirdiğiniz her anın tadını çıkarın. Onlarla oyun oynayın, kitap okuyun, sohbet edin.

Unutmayın ki, sizler hem harika birer kabin görevlisi hem de harika birer annesiniz. Kendinize güvenin, hayallerinizin peşinden gidin ve asla pes etmeyin!

Share