Anne Olmadan Önce vs Sonra: Mesleğim Nasıl Değişti? – Meral’in Anıları
İlk uçuşumu hatırlıyorum. Daha dün gibi… İstanbul’dan New York’a, kocaman bir Boeing 777 ile. O heyecan, o merak… Sanki ayaklarım yerden kesilmişti. O zamanlar bekar bir genç kızdım, dünyayı keşfetmek, yeni insanlar tanımak en büyük hayalimdi. Şimdi ise, aynı heyecanla ama bambaşka bir sorumlulukla uçuyorum: Çocuklarımın annesi olarak.
Uçuş Öncesi Hazırlıklar: Eskiden ve Şimdi
Eskiden uçuş öncesi hazırlıklarım sadece bavulumu hazırlamak, üniformamı ütülemek ve biraz dinlenmekten ibaretti. Bavulumda en sevdiğim kitaplar, birkaç şık kıyafet ve bolca kozmetik ürünü olurdu. Layover’larda şehri keşfetmek için sabırsızlanırdım. Şimdi ise durum biraz farklı. Uçuş öncesi hazırlıklarım, çocukların okul eşyalarını hazırlamak, yemeklerini yapmak, onlara sarılmak ve “Anne seni çok özleyeceğiz!” sözlerini duymakla başlıyor.
Bavulumda artık sadece kendime ait eşyalar yok. Çocuklarımın en sevdiği oyuncakları, kitapları, hatta bazen gizlice koydukları küçük notlar da var. Uçuş öncesi dinlenmek ise lüks haline geldi. Genellikle çocuklarla oyun oynayarak, onlara kitap okuyarak ya da ödevlerine yardım ederek geçiyor. Ama itiraf etmeliyim ki, onların o masum gülüşleri tüm yorgunluğumu alıyor.
Uçuş Sırasında Değişen Öncelikler
Uçuş sırasında da önceliklerim tamamen değişti. Eskiden yolcuların konforu ve güvenliği benim için en önemli şeydi. Hala öyle, ama artık onlara bir anne şefkatiyle yaklaşıyorum. Özellikle çocuklu ailelere daha fazla özen gösteriyorum. Bebek maması ısıtmak, çocuklara oyuncak vermek, hatta bazen yaramazlık yapan çocukları sakinleştirmek benim görevim haline geldi.
Bir keresinde, uzun bir Avrupa uçuşunda, küçük bir kız çocuğu çok huysuzlanmıştı. Annesi ne yaptıysa susturamadı. Ben de yanlarına gidip, kıza en sevdiği çizgi film karakterinin olduğu bir çıkartma verdim. Kızın gözleri parladı ve o andan itibaren uslu uslu oturdu. O an anladım ki, bazen küçük bir dokunuş, bir anne şefkati her şeyi değiştirebilir.
Layover’lar: Şehir Keşiflerinden Aile Özlemine
Layover’lar eskiden benim için birer şehir keşfi fırsatıydı. Paris’te Eyfel Kulesi’ne tırmanmak, Roma’da Kolezyum’u gezmek, Tokyo’da suşi yemek… Her layover benim için yeni bir macera demekti. Şimdi ise layover’lar benim için aile özlemi demek. Otel odasında çocuklarımın fotoğraflarına bakmak, onlarla görüntülü konuşmak, seslerini duymak… En büyük mutluluğum bu oluyor.
Tabii ki hala şehri keşfetmeye çalışıyorum, ama artık daha kısa süreli ve daha planlı programlar yapıyorum. Genellikle çocuklarıma hediyeler almak, yöresel lezzetleri tatmak ve onlara anlatabileceğim ilginç hikayeler biriktirmek için dışarı çıkıyorum. Bir keresinde Buenos Aires layover’ımda, çocuklarıma rengarenk el yapımı oyuncaklar almıştım. Eve döndüğümde o kadar sevinmişlerdi ki, tüm yorgunluğumu unutmuştum.
Kabin Ekibiyle İlişkiler: Arkadaşlıktan Aileye
Kabin ekibiyle ilişkilerim de annelikle birlikte değişti. Eskiden meslektaşlarımla daha çok eğlenir, partilere gider, dedikodu yapardık. Şimdi ise daha çok birbirimize destek oluyor, tecrübelerimizi paylaşıyor, çocuklarla ilgili konularda birbirimize akıl veriyoruz. Kabin ekibinden birçok arkadaşım da anne olduğu için, birbirimizi çok iyi anlıyoruz.
Bir keresinde, bir arkadaşımın çocuğu hastalanmıştı ve uçuşu vardı. Ben de hemen gönüllü oldum ve onun yerine uçtum. O da bana minnettarlığını dile getirdi ve “Sen olmasaydın ne yapardım bilmiyorum” dedi. O an anladım ki, kabin ekibi sadece bir iş arkadaşlığı değil, aynı zamanda bir aile bağıdır.
Yolcularla İletişim: Empati ve Anlayış
Yolcularla iletişimim de annelikle birlikte daha empatik ve anlayışlı hale geldi. Özellikle çocuklu ailelere karşı daha sabırlı ve hoşgörülüyüm. Uçuş sırasında zorlanan, huysuzlanan, ağlayan çocuklara ve ailelerine elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Onların yaşadığı stresi ve yorgunluğu çok iyi anlıyorum.
Bir keresinde, uzun bir Asya uçuşunda, bir bebek sürekli ağlıyordu. Annesi çok çaresiz görünüyordu. Ben de yanlarına gidip, bebeği kucağıma aldım ve sakinleştirmeye çalıştım. Bebek bir süre sonra uyudu ve annesi bana minnettarlığını dile getirdi. O an anladım ki, bazen sadece bir gülümseme, bir yardım eli her şeyi değiştirebilir.
İş ve Aile Dengesi: Zorluklar ve Çözümler
İş ve aile dengesini sağlamak, bir kabin görevlisi anne olarak benim için en büyük zorluklardan biri oldu. Sürekli seyahat etmek, çocuklarımdan ayrı kalmak, onların önemli anlarını kaçırmak… Bu durum beni çok üzüyordu. Ama zamanla bu zorluğun üstesinden gelmeyi öğrendim.
Öncelikle, uçuş programımı çocuklarımın okul ve etkinliklerine göre ayarlamaya çalışıyorum. Mümkün olduğunca onların yanında olmaya özen gösteriyorum. Ayrıca, onlarla geçirdiğim zamanı daha kaliteli hale getirmeye çalışıyorum. Birlikte oyun oynuyoruz, kitap okuyoruz, sinemaya gidiyoruz, parkta oynuyoruz… Onlara sevgimi ve ilgimi hissettirmeye çalışıyorum.
Teknolojinin de bu konuda bana çok yardımcı olduğunu söyleyebilirim. Çocuklarımla görüntülü konuşarak, onlara mesajlar göndererek, fotoğraflarını görerek onlara yakın kalmaya çalışıyorum. Ayrıca, onlara uçuşlarımın fotoğraflarını ve videolarını göstererek, benim dünyamı da onlarla paylaşıyorum.
Sağlık ve Bakım: Kendime İyi Bakmak
Bir kabin görevlisi olarak sağlığıma ve bakımına dikkat etmek benim için her zaman önemliydi. Ama anne olduktan sonra bu konu daha da önem kazandı. Çünkü hem kendime hem de çocuklarıma iyi bakmak zorundayım.
Uçuşların yorucu etkilerinden korunmak için düzenli olarak egzersiz yapıyorum, sağlıklı besleniyorum ve bol su içiyorum. Ayrıca, cilt bakımına da özen gösteriyorum. Uçak içindeki kuru hava cildimi çok yıprattığı için, nemlendirici kremler ve maskeler kullanıyorum. Uyku düzenime de dikkat ediyorum. Mümkün olduğunca yeterli uyumaya çalışıyorum.
Çocuklarıma da sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmaya çalışıyorum. Onlara bol bol meyve ve sebze yediriyorum, abur cuburdan uzak tutuyorum. Ayrıca, onları düzenli olarak spor yapmaya teşvik ediyorum. Birlikte bisiklete biniyoruz, yüzüyoruz, parkta oynuyoruz… Onların sağlıklı ve mutlu olmaları benim için en önemli şey.
Unutmayın Ki… Bir Hostes Anne Olarak Tavsiyelerim
Sevgili okuyucularım, bir kabin görevlisi anne olarak sizlere aktaracaklarım bu kadar. Umarım bu satırlar, hem havacılık meraklılarına, hem seyahat severlere, hem de annelere ilham vermiştir. Unutmayın ki, hayatta her şey mümkün. Hem başarılı bir kariyer sahibi olabilir, hem de harika bir anne olabilirsiniz. Yeter ki isteyin, azmedin ve kendinize inanın.
Son olarak, sizlere birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum:
- Kendinize zaman ayırın: Yoğun temponuzda kendinize zaman ayırmayı unutmayın. Hobilerinizle ilgilenin, arkadaşlarınızla görüşün, dinlenin ve rahatlayın.
- Ailenizle kaliteli zaman geçirin: Ailenizle geçirdiğiniz zamanı daha kaliteli hale getirmeye çalışın. Birlikte oyun oynayın, sohbet edin, seyahat edin ve anılar biriktirin.
- Sağlığınıza dikkat edin: Sağlıklı beslenin, düzenli egzersiz yapın ve yeterli uyuyun. Kendinize iyi bakmak, ailenize de iyi bakmak demektir.
- Pozitif olun: Hayata pozitif bakın. Zorluklar karşısında pes etmeyin. Her zaman bir çözüm yolu vardır.
- Hayallerinizin peşinden gidin: Hayallerinizin peşinden gitmekten korkmayın. Başarılı olmak için cesur olun ve risk alın.
Hepinize mutlu ve sağlıklı günler dilerim! Gökyüzünde görüşmek üzere!