Home genel “Kabin Basıncının Vücuduma Etkileri”
genel

“Kabin Basıncının Vücuduma Etkileri”

Share
Share

Kabin Basıncının Vücuduma Etkileri: Bir Hostes Annenin Gözünden

Merhaba sevgili okuyucularım! Ben Meral, yıllardır gökyüzünde süzülen, bir yandan da çocuklarını büyüten bir kabin görevlisiyim. Bu satırları okurken belki siz de bir sonraki seyahatinizi planlıyorsunuz, belki de sadece havacılığın büyülü dünyasına bir göz atmak istiyorsunuz. Her ne sebeple burada olursanız olun, size hem bir kabin görevlisi hem de bir anne olarak kabin basıncının vücudumuz üzerindeki etkileriyle ilgili tecrübelerimi aktarmak için sabırsızlanıyorum.

Kabin Basıncı Nedir ve Neden Önemlidir?

Öncelikle kabin basıncının ne olduğunu ve neden bu kadar önemli olduğunu açıklayalım. Uçaklarımız, yüksek irtifalarda uçarken dışarıdaki hava basıncı oldukça düşüktür. Bu nedenle, yolcularımızın ve mürettebatımızın rahat ve güvenli bir şekilde seyahat edebilmesi için kabin içerisindeki basıncı yapay olarak düzenleriz. Bu işleme kabin basınçlandırması denir. Kabin basıncı, deniz seviyesindeki basınca yakın tutulmaya çalışılır, ancak genellikle 1500-2500 metre yüksekliğindeki bir dağ kasabasındaki basınca eşdeğerdir. Bu durum, vücudumuzda bazı fizyolojik değişikliklere neden olabilir.

Ben fark ettim ki, kabin basıncının etkileri kişiden kişiye değişebiliyor. Bazı yolcularımız hiçbir şey hissetmezken, bazıları hafif rahatsızlıklar yaşayabiliyor. Biz kabin görevlileri ise, sürekli bu ortama maruz kaldığımız için etkilerini daha yakından gözlemliyoruz.

Kabin Basıncının Cildimize Etkileri

Kabin basıncının en belirgin etkilerinden biri cildimiz üzerinde görülür. Düşük nem seviyesiyle birleşen kabin basıncı, cildimizin kurumasına ve gerginleşmesine neden olabilir. Ben fark ettim ki, uzun uçuşlarda cildim daha çabuk kuruyor ve ince çizgiler belirginleşiyor. Bu nedenle, uçuşlarda cildimi nemlendirmek için özel bir çaba gösteriyorum.

Bir uçuşta karşılaştığım yolcu, cildinin aşırı kuruduğunu ve kaşındığını söylemişti. Ona hemen nemlendirici krem ve bol su ikram ettim. Uçuş sonunda cildinin rahatladığını ve kaşıntının azaldığını söylediğinde çok mutlu olmuştum.

İşte size hemen deneyebileceğiniz bir ipucu: Uçuş öncesinde ve sırasında bol su için ve yanınızda mutlaka nemlendirici bir krem bulundurun. Ayrıca, dudaklarınızı da unutmayın! Dudak balmı, dudaklarınızın kurumasını engelleyecektir.

Kabin Basıncının Sindirim Sistemimize Etkileri

Kabin basıncının sindirim sistemimiz üzerindeki etkileri de göz ardı edilemez. Yüksek irtifada gazlar genleşir, bu da şişkinlik ve hazımsızlık gibi sorunlara yol açabilir. Ben fark ettim ki, uçuşlarda daha hafif ve kolay sindirilebilen yiyecekler tüketmek bu sorunların önüne geçmeme yardımcı oluyor.

Kabin ekibinden bir arkadaşım, uzun uçuşlarda sürekli şişkinlik yaşadığını anlatmıştı. Ona probiyotik takviyeleri almasını ve gaz yapıcı yiyeceklerden kaçınmasını tavsiye ettim. Birkaç hafta sonra, bu tavsiyelerimin işe yaradığını ve şişkinlik sorunlarının azaldığını söylediğinde çok sevinmiştim.

Ben her uçuşta, yanımda küçük bir atıştırmalık bulundururum. Genellikle meyve, kuruyemiş veya yoğurt gibi sağlıklı ve hafif yiyecekler tercih ederim. Bu sayede, hem açlığımı bastırırım hem de sindirim sistemimi yormam.

Kabin Basıncının Uyku Kalitemize Etkileri

Uçuşlarda uyku kalitemiz de kabin basıncından olumsuz etkilenebilir. Düşük oksijen seviyesi ve kuru hava, uykuya dalmamızı zorlaştırabilir ve uykumuzun bölünmesine neden olabilir. Ben fark ettim ki, uzun uçuşlarda uyumak için özel bir çaba göstermem gerekiyor.

Geçen hafta Tokyo uçuşundayken, bir yolcumuz uyku problemi yaşadığını ve sürekli uyandığını söylemişti. Ona göz bandı, kulak tıkacı ve rahatlatıcı bir bitki çayı ikram ettim. Uçuş sonunda, bu küçük yardımlarım sayesinde biraz olsun uyuyabildiğini söylediğinde çok mutlu olmuştum.

İşte size bir ipucu daha: Uçuş öncesinde kafeinli içeceklerden kaçının ve uçakta rahat bir pozisyonda uyumaya çalışın. Göz bandı ve kulak tıkacı gibi uyku yardımcıları da işinize yarayabilir.

Kabin Basıncının Bağışıklık Sistemimize Etkileri

Kabin basıncının bağışıklık sistemimiz üzerindeki etkileri de önemlidir. Uçuşlarda maruz kaldığımız kuru hava ve düşük oksijen seviyesi, bağışıklık sistemimizi zayıflatabilir ve bizi enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirebilir. Ben fark ettim ki, sık uçan kişilerde soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklar daha sık görülüyor.

Oğlum ilk kez bana ‘Anne ne zaman geleceksin?’ diye sorduğunda, bir sonraki uçuşumda hastalanmamak için elimden geleni yapmam gerektiğini anladım. O günden sonra, uçuşlarda bağışıklık sistemimi güçlendirmek için daha fazla özen göstermeye başladım.

Ben her uçuşta, bol C vitamini alırım ve yanımda antibakteriyel el jeli bulundururum. Ayrıca, uçakta sık sık ellerimi yıkarım ve kalabalık ortamlardan uzak durmaya çalışırım.

Kabin Basıncının Psikolojik Etkileri

Kabin basıncının sadece fiziksel değil, psikolojik etkileri de olabilir. Yüksek irtifada yaşanan stres ve gerginlik, anksiyete ve panik atak gibi sorunlara yol açabilir. Ben fark ettim ki, uçuş korkusu olan yolcularımız kabin basıncından daha fazla etkileniyor.

Hamileliğimi öğrendiğim o uçuşta, hem heyecanlı hem de endişeliydim. Kabin basıncının bebeğim üzerindeki etkileri konusunda endişeleniyordum. Neyse ki, doktorumla konuştuktan sonra rahatlamıştım ve uçuşlarıma güvenle devam etmiştim.

İşte size bir tavsiye: Uçuş korkunuz varsa, uçuş öncesinde rahatlatıcı egzersizler yapın ve uçakta sakinleştirici müzikler dinleyin. Ayrıca, kabin ekibinden yardım istemekten çekinmeyin. Bizler, sizlere yardımcı olmak için buradayız.

Kabin Basıncı ve Çocuklar

Kabin basıncının çocuklar üzerindeki etkileri de yetişkinlerden farklı olabilir. Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda kulak ağrısı ve basınç hissi daha sık görülür. Ben fark ettim ki, çocukların uçuşlarda daha huzursuz olmasının nedenlerinden biri de bu olabilir.

10.000 metre yükseklikte annelik yapmak kolay değil ama, çocuklarımın rahatı ve sağlığı her zaman önceliğim olmuştur. Uçuşlarda onların kulaklarını korumak ve rahat etmelerini sağlamak için elimden geleni yaparım.

İşte size birkaç ipucu: Bebeklerinizi uçuş sırasında emzirin veya biberonla besleyin. Daha büyük çocuklarınıza ise sakız çiğnetin veya şeker verin. Bu sayede, kulak basıncını dengelemelerine yardımcı olabilirsiniz.

Bir Hostes Anne Olarak Tavsiyelerim

Sevgili okuyucularım, yıllardır gökyüzünde süzülürken ve aynı zamanda annelik yaparken edindiğim tecrübelerle size kabin basıncının vücudumuz üzerindeki etkileriyle ilgili bazı tavsiyelerde bulunmak istedim. Unutmayın ki, her bireyin vücudu farklıdır ve kabin basıncına farklı tepkiler verebilir. Bu nedenle, kendi vücudunuzu tanıyın ve ona göre önlemler alın.

  • Bol su için: Uçuş öncesinde, sırasında ve sonrasında bol su içmek, vücudunuzun nem dengesini korumanıza yardımcı olacaktır.
  • Cildinizi nemlendirin: Uçuşlarda cildiniz kuruyabilir, bu nedenle yanınızda mutlaka nemlendirici bir krem bulundurun.
  • Hafif yiyecekler tüketin: Uçuşlarda sindirimi kolay yiyecekler tüketmek, şişkinlik ve hazımsızlık gibi sorunların önüne geçmenize yardımcı olacaktır.
  • Uyku düzeninize dikkat edin: Uçuş öncesinde ve sırasında uyku düzeninize dikkat etmek, uyku kalitenizi artıracaktır.
  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirin: Uçuşlarda bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için C vitamini takviyesi alın ve hijyen kurallarına dikkat edin.
  • Rahatlayın: Uçuş korkunuz varsa, rahatlatıcı egzersizler yapın ve sakinleştirici müzikler dinleyin.
  • Çocuklarınızın rahatını sağlayın: Çocuklarınızın kulaklarını korumak ve rahat etmelerini sağlamak için gerekli önlemleri alın.

Umarım bu tavsiyelerim, seyahatlerinizi daha keyifli ve sağlıklı hale getirmenize yardımcı olur. Gökyüzünde görüşmek üzere!

Share