Home genel “Özel Günleri Kaçırmamak İçin Planlamalarım”
genel

“Özel Günleri Kaçırmamak İçin Planlamalarım”

Share
Share

Özel Günleri Kaçırmamak İçin Planlamalarım: Bir Hostes Annenin Gözünden

Merhaba sevgili okuyucularım! Ben Meral, yıllardır gökyüzünde süzülen, farklı kültürleri keşfeden ve aynı zamanda dünyanın en güzel işini yapan bir anneyim: Kabin görevlisi. Bu satırları okurken belki siz de bir sonraki seyahatinizi planlıyorsunuz, belki de benim gibi yoğun bir tempoda hem kariyerinizi hem de ailenizi bir arada tutmaya çalışıyorsunuz. İşte bu yüzden, “Özel Günleri Kaçırmamak İçin Planlamalarım” konusunu ele alırken, hem bir kabin görevlisi hem de bir anne olarak edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmak istedim.

Hayatımın büyük bir bölümünü uçaklarda geçirdim. Bir gün Roma’da tarihi eserleri incelerken, ertesi gün Tokyo’da kiraz çiçeklerinin büyüsüne kapılıyordum. Ancak bu yoğun tempoda, en değerli varlıklarım olan çocuklarımdan ayrı kalmak, özel günleri kaçırmak gibi zorluklarla da karşılaştım. İşte bu noktada, planlamanın ve organizasyonun ne kadar önemli olduğunu derinden anladım.

Uçuş Takvimimi Aile Takvimimle Entegre Etmek

Kabin görevlisi olarak çalışmanın en zor yanlarından biri, düzensiz uçuş takvimleri. Bir ay önceden belli olan programım, bazen son dakika değişiklikleriyle alt üst olabiliyor. Bu durum, özellikle çocuklarımın doğum günleri, okul gösterileri veya önemli aile etkinlikleri gibi özel günlerde büyük bir stres yaratıyordu. Ben fark ettim ki, bu stresi en aza indirmenin yolu, uçuş takvimimi aile takvimimle entegre etmekten geçiyor.

Uçuş programım belli olur olmaz, hemen aile takvimime işliyorum. Eşimin ve çocuklarımın programlarını da dikkate alarak, hangi günlerin kritik olduğunu belirliyorum. Örneğin, oğlumun doğum günü yaklaşıyorsa, o tarihlerde uçuş almamaya özen gösteriyorum. Eğer uçuş almak zorundaysam, en azından doğum gününden bir gün önce veya bir gün sonra evde olmaya çalışıyorum.

Bu entegrasyonu sağlamak için, dijital takvim uygulamalarını kullanıyorum. Google Takvim, Outlook Takvim veya benzeri uygulamalar, hem uçuş takvimimi hem de aile takvimimi tek bir yerde görmemi sağlıyor. Ayrıca, bu uygulamalar sayesinde, önemli günleri hatırlatan alarmlar kurabiliyorum. Böylece, yoğun tempomun içinde bile, özel günleri unutmamış oluyorum.

Önceden Planlama ve Hazırlık

Özel günleri kaçırmamak için bir diğer önemli adım, önceden planlama ve hazırlık yapmak. Örneğin, çocuklarımın doğum günleri için hediyeleri aylar öncesinden almaya başlıyorum. Özellikle yurt dışı seyahatlerimde, çocuklarımın seveceği farklı ve ilginç hediyeler bulmaya çalışıyorum. Bu hediyeleri, valizimde saklayarak, doğum günleri yaklaştığında sürpriz yapıyorum.

Doğum günü partileri veya diğer özel etkinlikler için de önceden planlama yapıyorum. Mekan rezervasyonları, davetiye hazırlıkları, pasta siparişleri gibi detayları, mümkün olduğunca erken halletmeye çalışıyorum. Bu sayede, son dakika stresinden kurtulmuş oluyorum. Ayrıca, eşimin ve ailemin de yardımıyla, bu hazırlıkları daha keyifli hale getiriyorum.

Bir uçuşta karşılaştığım yolcu, bana çok güzel bir fikir vermişti. Kendisi, çocuklarının her doğum günü için, onlara özel bir mektup yazıyormuş. Bu mektuplarda, çocuklarının o yılki başarılarını, hayallerini ve onlara duyduğu sevgiyi anlatıyormuş. Ben de bu fikri çok beğendim ve uygulamaya başladım. Artık, her doğum gününde, çocuklarıma özel mektuplar yazıyorum. Bu mektuplar, onlara hem unutulmaz bir hediye oluyor, hem de aramızdaki bağı güçlendiriyor.

Teknolojiyi Kullanarak Bağlantıda Kalmak

Uçuşlarım sırasında çocuklarımdan ayrı kalmak, benim için her zaman zor olmuştur. Ancak, teknolojinin gelişmesiyle birlikte, bu ayrılığı biraz olsun hafifletmek mümkün hale geldi. Artık, görüntülü konuşmalar, mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya sayesinde, çocuklarımla sürekli iletişim halinde kalabiliyorum.

Her gün, uçuşlarımın müsait olduğu zamanlarda, çocuklarımla görüntülü konuşma yapıyorum. Onların gün içinde neler yaptıklarını, okulda neler öğrendiklerini, arkadaşlarıyla nasıl vakit geçirdiklerini öğreniyorum. Onlar da bana, uçuşlarımla ilgili sorular soruyorlar, yeni gittiğim şehirleri merak ediyorlar. Bu konuşmalar, aramızdaki mesafeyi azaltıyor, bağımızı güçlendiriyor.

Ayrıca, mesajlaşma uygulamaları sayesinde, gün içinde sürekli iletişim halinde kalabiliyoruz. Çocuklarım bana, fotoğraflar, videolar ve sesli mesajlar gönderiyorlar. Ben de onlara, uçuşlarımla ilgili kısa notlar, ilginç bilgiler ve sevgi dolu mesajlar gönderiyorum. Bu sayede, birbirimizden haberdar oluyor, yalnızlık hissetmiyoruz.

Sosyal medya da, bağlantıda kalmak için harika bir araç. Çocuklarımın sosyal medya hesaplarını takip ediyorum, onların paylaşımlarını beğeniyorum, yorumlar yapıyorum. Onlar da benim paylaşımlarımı takip ediyorlar, bana destek oluyorlar. Bu sayede, birbirimizin hayatına dahil oluyor, birlikte büyüyoruz.

Esnek Olmak ve Anı Yaşamak

Planlama ve organizasyon ne kadar önemli olsa da, hayatın her zaman planlarımıza göre gitmediğini unutmamak gerekiyor. Özellikle kabin görevlisi olarak çalışırken, beklenmedik durumlarla sık sık karşılaşıyoruz. Uçuş iptalleri, rötarler, hava koşulları gibi faktörler, planlarımızı alt üst edebiliyor. Bu gibi durumlarda, esnek olmak ve anı yaşamak çok önemli.

Bir keresinde, oğlumun doğum günü için özel bir sürpriz hazırlamıştım. Ancak, o günkü uçuşum iptal oldu ve ben eve dönemediğim için, doğum gününü kaçırmak zorunda kaldım. Çok üzülmüştüm, kendimi suçlu hissediyordum. Ancak, eşim ve ailem bana destek oldular, oğlumla görüntülü konuşma yapmamı sağladılar. Oğlum, benim için hazırladığı pastayı bana gösterdi, şarkılar söyledi. O an, ne kadar şanslı olduğumu anladım. Fiziksel olarak yanında olamasam da, kalben onunla birlikteydim.

Bu olaydan sonra, esnek olmanın ve anı yaşamanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. Artık, planlarımda her zaman bir B planı bulunduruyorum. Beklenmedik durumlarla karşılaştığımda, panik yapmak yerine, alternatif çözümler aramaya çalışıyorum. Ayrıca, çocuklarımla birlikte geçirdiğim her anın değerini biliyorum, o anı en iyi şekilde yaşamaya özen gösteriyorum.

Kendi İhtiyaçlarıma Zaman Ayırmak

Yoğun bir tempoda çalışırken, hem kabin görevlisi hem de anne olarak, kendi ihtiyaçlarımı ihmal etmemem gerektiğini öğrendim. Kendime zaman ayırmak, dinlenmek, hobilerimle uğraşmak, benim için çok önemli. Çünkü, ancak kendime iyi bakarsam, çocuklarıma ve işime daha iyi odaklanabilirim.

Her gün, kendime en az 30 dakika ayırmaya çalışıyorum. Bu süre içinde, kitap okuyorum, müzik dinliyorum, yoga yapıyorum veya sadece dinleniyorum. Ayrıca, haftada bir gün, arkadaşlarımla buluşuyorum, sohbet ediyorum, eğleniyorum. Bu aktiviteler, beni stresten uzaklaştırıyor, enerjimi yükseltiyor.

Uçuşlarım sırasında da, kendime zaman ayırmaya özen gösteriyorum. Uzun uçuşlarda, uyumak için fırsat yaratıyorum. Layover’larda, yeni şehirleri keşfediyorum, yerel lezzetleri tadıyorum, müzeleri geziyorum. Bu deneyimler, beni besliyor, ilham veriyor.

Kabin ekibinden bir arkadaşım, bana çok güzel bir tavsiye vermişti. Kendisi, her uçuş öncesinde, kendine bir “iyi dilek listesi” hazırlıyormuş. Bu listede, o uçuşta yapmak istediği şeyleri yazıyormuş. Örneğin, “Bir yolcuya yardım etmek”, “Güzel bir gün batımı izlemek”, “Yeni bir kitap okumak” gibi. Bu liste, ona motivasyon sağlıyor, uçuşunu daha keyifli hale getiriyor.

Bir Hostes Anne Olarak Tavsiyelerim

Sevgili okuyucularım, umarım bu yazımda paylaştığım tecrübeler, size de ilham vermiştir. Unutmayın ki, hem kabin görevlisi hem de anne olmak, zorlu ama aynı zamanda çok güzel bir deneyim. Planlama, organizasyon, teknoloji ve esneklik sayesinde, bu iki rolü bir arada başarıyla yürütebilirsiniz. En önemlisi, kendinize iyi bakın, çocuklarınızla birlikte geçirdiğiniz her anın değerini bilin ve hayatın tadını çıkarın.

Share