Uzun Uçuştan Sonra Çocuklarımla Kaliteli Zaman: Bir Hostes Annenin Gözünden
Belki siz de benim gibi sık sık seyahat eden bir annesiniz, belki de havacılık sektörüne ilgi duyuyorsunuz. Her ne sebeple burada olursanız olun, size kendi deneyimlerimden yola çıkarak, uzun uçuşlardan sonra çocuklarımla nasıl kaliteli zaman geçirdiğimi anlatmak istiyorum. İlk defa Sydney’e uçtuğumda, o kadar heyecanlıydım ki, eve döndüğümde çocuklarıma sarılmayı iple çekmiştim. Ama eve geldiğimde jet lag ve yorgunluktan onlarla doğru düzgün ilgilenememiştim. İşte o gün, bu durumu değiştirmeye karar verdim.
Uçuş Öncesi Hazırlık: Ayrılığa Veda
Uçuşa gitmeden önce çocuklarımla vedalaşmak benim için çok önemli. Bu sadece bir “güle güle” demek değil, aynı zamanda onlara ne kadar değer verdiğimi hissettirmek. Ben fark ettim ki, ayrılık öncesi yapılan küçük bir ritüel, hem benim içimi rahatlatıyor hem de çocuklarımın ayrılık kaygısını azaltıyor. Örneğin, her uçuş öncesi onlara küçük bir not bırakırım. Bu notlarda, onları ne kadar sevdiğimi, onları ne kadar özleyeceğimi ve onlara döndüğümde neler yapacağımızı yazarım. Bazen de küçük bir hediye saklarım, böylece ben yokken bile beni hatırlarlar.
Bir keresinde, oğlum bana “Anne ne zaman geleceksin?” diye sorduğunda içim burkulmuştu. O an, ona sarılıp, ne zaman döneceğimi, ona ne sürprizler hazırladığımı anlatmıştım. Hatta birlikte bir takvim hazırlayıp, benim yokluğumda geçecek günleri işaretlemiştik. Bu, onun için ayrılığı daha somut ve katlanılabilir hale getirmişti.
Uçuş Sırasında: Onları Düşünmek ve Plan Yapmak
Uçuş sırasında, yolcularla ilgilenirken bile aklımın bir köşesinde hep çocuklarım vardır. Onları düşünmek, bana güç veriyor ve yorgunluğumu unutturuyor. Ben fark ettim ki, uçuş sırasında onlarla ilgili planlar yapmak, eve döndüğümde onlarla geçireceğim zamanı daha verimli hale getiriyor. Örneğin, bir sonraki hafta sonu ne yapacağımızı, hangi parka gideceğimizi, hangi filmi izleyeceğimizi düşünürüm. Hatta bazen onlara mektup yazarım, bu mektupları eve döndüğümde onlara okurum.
Kabin ekibinden bir arkadaşım, uçuş sırasında çocuklarının fotoğraflarına bakarak moral bulduğunu anlatmıştı. Ben de aynı şeyi yapıyorum. Çocuklarımın fotoğraflarını yanımda taşımak, bana onların sevgisini ve enerjisini hissettiriyor.
Eve Dönüş: Jet Lag ile Mücadele ve Enerji Toplama
Eve döndüğümde, ilk işim çocuklarıma sarılmak oluyor. O an, tüm yorgunluğumu unutuyorum. Ancak, jet lag ile mücadele etmek ve onlarla kaliteli zaman geçirebilmek için bazı önlemler almam gerekiyor. Ben fark ettim ki, eve döndükten sonra hemen uyumak yerine, onlarla hafif bir aktivite yapmak, jet lag etkisini azaltıyor. Örneğin, birlikte kısa bir yürüyüşe çıkmak, oyun oynamak veya kitap okumak iyi geliyor.
Geçen hafta Tokyo uçuşundayken, dönüşte o kadar yorgundum ki, kendimi yatağa atmak istedim. Ancak, çocuklarım beni kapıda karşıladığında, onlara sarılıp, birlikte pizza yapmaya karar verdik. O akşam, birlikte pizza yaparken o kadar eğlendik ki, jet lag’i tamamen unuttum.
Kaliteli Zaman: Anlamlı Anlar Yaratmak
Çocuklarımla geçirdiğim zamanın süresi değil, kalitesi benim için önemli. Ben fark ettim ki, onlarla birlikteyken telefonumu kapatmak, televizyonu kapatmak ve sadece onlara odaklanmak, aramızdaki bağı güçlendiriyor. Örneğin, birlikte oyun oynarken, onların dünyasına girmeye çalışırım. Onların hayallerini dinlerim, onların sorularını cevaplarım ve onlarla birlikte gülerim.
Bir uçuşta karşılaştığım bir yolcu, çocuklarıyla sadece hafta sonları görüştüğünü ve bu zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için her hafta sonu farklı bir aktivite planladığını anlatmıştı. Ben de bu fikri çok sevdim ve uygulamaya başladım. Bazen müzeye gidiyoruz, bazen piknik yapıyoruz, bazen de sadece evde film izliyoruz. Önemli olan, birlikte bir şeyler yapmak ve birlikte eğlenmek.
Beslenme ve Uyku Düzeni: Sağlıklı Alışkanlıklar
Uzun uçuşlar, beslenme ve uyku düzenimi olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle, eve döndüğümde sağlıklı beslenmeye ve düzenli uyumaya özen gösteriyorum. Ben fark ettim ki, sağlıklı beslenmek ve düzenli uyumak, hem benim enerjimi artırıyor hem de çocuklarımla daha iyi ilgilenmemi sağlıyor. Örneğin, bol bol meyve ve sebze tüketiyorum, bol su içiyorum ve her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkıyorum.
Hamileliğimi öğrendiğim o uçuşu hiç unutmam. O zamanlar, beslenmeme ve uyku düzenime hiç dikkat etmiyordum. Ancak, hamile olduğumu öğrendikten sonra, kendime daha iyi bakmaya başladım. Bu, hem benim sağlığım için hem de bebeğimin sağlığı için çok önemliydi.
Cilt Bakımı: Gökyüzünün Zorlu Koşullarına Karşı
Kabin basıncı, cildimi kurutuyor ve yıpratıyor. Bu nedenle, uçuşlardan sonra cildime özel bir bakım yapıyorum. Ben fark ettim ki, düzenli cilt bakımı yapmak, cildimi nemlendiriyor ve genç kalmasını sağlıyor. Örneğin, her uçuş sonrası cildimi temizliyorum, nemlendirici krem sürüyorum ve güneş kremi kullanıyorum.
10.000 metre yükseklikte annelik yapmak kolay değil ama imkansız da değil. Önemli olan, kendimize iyi bakmak, çocuklarımızla kaliteli zaman geçirmek ve hayattan keyif almak.
Hobiler ve Kişisel Zaman: Kendime Vakit Ayırmak
Çocuklarımla ilgilenmek ve çalışmak, zamanımın çoğunu alıyor. Ancak, kendime de vakit ayırmam gerektiğini biliyorum. Ben fark ettim ki, hobilerimle uğraşmak ve kişisel zaman geçirmek, beni rahatlatıyor ve yeniliyor. Örneğin, kitap okumak, müzik dinlemek, yoga yapmak veya arkadaşlarımla buluşmak bana iyi geliyor.
Oğlum ilk kez bana ‘Anne bugün uçacak mısın?’ diye sorduğunda, içimde bir burukluk hissetmiştim. O an, ona sarılıp, onu ne kadar sevdiğimi anlatmıştım. Ancak, aynı zamanda kendime de vakit ayırmam gerektiğini anlamıştım. Çünkü, mutlu bir anne, mutlu çocuklar demektir.
İletişim ve Destek: Ailem ve Arkadaşlarımla Bağ Kurmak
Ailem ve arkadaşlarımla iletişim halinde olmak, bana destek oluyor ve yalnız olmadığımı hissettiriyor. Ben fark ettim ki, onlarla dertleşmek, onlarla gülmek ve onlarla vakit geçirmek, beni hayata bağlıyor. Örneğin, annemle her gün telefonda konuşurum, arkadaşlarımla ayda bir kez buluşurum ve eşimle her hafta sonu baş başa yemek yeriz.
Bir keresinde, çok zor bir uçuş geçirmiştim ve kendimi çok yorgun ve mutsuz hissediyordum. O gün, annemi aradım ve ona içimi döktüm. Annemin beni dinlemesi ve bana destek olması, beni çok rahatlatmıştı.
Sevgili anneler, unutmayın ki, uzun uçuşlar ve yoğun iş temposu, çocuklarınızla aranızdaki bağı zayıflatmak zorunda değil. Önemli olan, onlara sevginizi göstermek, onlarla kaliteli zaman geçirmek ve kendinize iyi bakmak. Umarım, bu yazımda paylaştığım deneyimler, size ilham verir ve size yardımcı olur. Gökyüzünde ve hayatta başarılar dilerim!